|
|
April 17 Seni sevdim, sevgilerin en güzelini vermek için. Seni düşündüm gecelerce, en güzel düşlerimde yaşattım seni. Ne varsa sana adadım elimdekileri, sana adadım, yüreğimin her zerresini. Yanlızca sen sev istedim, sen sar istedim, yüreğimin her köşesini. Seni gördüm nereye baktıysam, gözlerime işledim gözlerini. Ve yalandan uzak, en temiz sevdayla, yarınlarımda bir sana yer verdim. Bir tek, seni yazdım kaderim diye, bir tek seni istedim, herşeyden çok. Sen yoksan, anlamsız dünya, anlamsız yaşamak. Sensizliği, ölümden bin beter bildim.
Gülüyorsam, mutluysam, bunca çileye inat, bilirim ki, bu senin eserin. Bir tek senin kollarındayken, yaşamayı seviyorsam, senin kollarındayken acıları siliyorsam, her ne kadar kabul etmesende, ben seni, daha çok seviyorsam, biliyorum ki, bu senin eserin......
Ve, hiç bir zaman anlatamam, seni sevmenin tadını. Ve, doymaz yüreğim, doymaz ellerim, bedenim, seni sevmeye.. Bunca sene sonra seviyorsam kendimi, sen sevdiğin içindir beni. Ve seviyorsam seni, bana sevmeyi öğrettiğin içindir. Sevebildiğim tek insan, sen olduğun içindir. Biliyorum ki; ne zaman dolsa gözlerim, bir an acıyla, sen sileceksin gözyaşlarımı. Ne zaman sarılacak bir beden arasam, sen saracaksın beni. Ve, senin sıcaklığında tanıyacağım şefkati. Seninle gülecek, seninle ağlayacağım. Benim bildiğim tek gerçek, sen olacaksın hep. Ve ben,
en güzel şiirlerimi sana saklayacağım, en güzel düşlerimi sana.. Sen yeter ki, yarınlarda, bugünkü gibi, sev beni. Senin sarhoşluğundan, hiç ayılmasın yüreğim. Ve, ecele kadar, benimle kal, yanlız benimle. Seviyorum seni, ve bir ömür yaşatacağım, yüreğimde SEVGİNİ............ BİRTANEM
sen var ya kızım sen sevmesini bilmeyen aşk için hiç değmeyen birisin aynı zamanda zır delinin birisin adını kalbime aşkla yazmıştım güzel bir hayali gerçek sanmıştım senin sevgine nasıl da kanmıştım seni sevdiğim için özür dilerim...
 aşkından karşılık beklemek suçmuş şu vefasız dünyada neler yokmuş senin beni sevmeye niyetin yokmuş seni sevdiğim için özür dilerim...
 intikamım acıdır yapmayan yalancıdır söyle bu kaçıncıdır senin bana yaptıkların herşeyin bir sırası var sıra bana gelecek unutma ki şunu zalim son gülen iyi gülecek
 yaptığın yanına kalmayacak bir kıyamet kopacak kulağını aç iyi dinle zalim seninle hesabım var intikamım alınacak
 sen her zil çaldığında o mudur diye kapıyı açtın mı? sen her telefon çaldığında o mudur diye telefonu kaldırdın mı? sen sokaüımızdan geçerken hiç gözlerinle beni aradın mı? bunları sen yaşamadın sen bilemzsin bunları ben yaşadım ben bilirim Allahsız ben bilirim Kitapsız...
 senin sevgin hiç yaşamadan bitti mi? senin güllerin açmadan koparıldı mı? senin aciz bedenin hiç bu dünya da yandı mı? bunları ben yaşadım ben bilirim Allahsız...
 sen hiç ardı ardına sigara yaktın mı? sen hiç sabaha kadar ağladın mı? sen hiç severken aldatıldın mı? bunları ben yaşadım sen yaşamadın sen bilemezsin Allahsız... bilemezsin Kitapsız...
 sen hiç her gördüğünü bana benzettin mi? peki sen bana deüil bir başkasına "semi seviyorum" dedin mi? sen diyemezsin be gülüm sen sevemezsin bunları sen yaşamadın sen bilemezsin bunları ben yaşadım ben bilirim Allahsız...
 sen hiç doğduğuna pişman oldun mu? sen hiç içki sarhoşu değil de sevgi sarhoşu oldun mu? sen hiç bir kula kul oldun mu? bunları sen yaşamadın sen bilemezsin bunları ben yaşadım ben bilirim Allahsız... ben bilirim...
 sen meyhaneleri kendine ev yaptın mı? sen Allah var bir başkasına taptın mı? sen içipte sokak köşelerinde yattın mı? bunları sen yaşamadın sen bilmezsin bunları ben yaşadım ben bilirim Allahsız... ben bilirim Kitapsız...
 sen hiç yalnızlığı bir insana sattın mı? sen hiç kendine bilerek ateşe attın mı? sen yıllarca bir sevgi için yıpratıldın mı? bunları sen yaşamadın sen bilemezsin bunları ben yaşadım ben bilirim Allahsız...
 sen hiç feleğin ağır zillesiyle karşılaştın mı? senin gözyaşların yağmur olup sele karıştı mı? senin zavallı gönlün ve taş kalbin acı çekmeye alıştı mı? bunları sen yaşamadın sen bilemezsin bunları ben yaşadım ben bilirim Allahsız... ben bilirim
 sen hiç çıkmaz kuyuya atıldın mı? sen hiç ıssız ve karanlık bir oda da yalnız kaldın mı? sen hiç bitmeyen sevgiyle yandın mı? bunları sen yaşamadın sen bilemezsin bunları ben yaşadım ben bilirm Allahsız...
 senin umutların ve hayallerin hiç başlamadan bitti mi? sen unutmak için doğduğun ve yaşadığın yerden gittin mi? sen doğruyu sevmedin ki unutasın zalim bunlar sen yaşamadın sen bilemezsin bunları ben yaşadım ben bilirim Allahsız... ben bilirim Kitapsız...
 sen hiç duvarlara seni seviyorum diye yazdın mı? sen hiç kendine söz verdin mi bu sevda hiç bitmeyecek diye? sen hiç Allahına dualar ettin mi sevdiğimi bana kavuştur diye? bunları sen yaşamadın ulan sen bilemezsin bunlar ben yaşadım ulan ben bilirim Allahsız... ben bilirim...
 sen hiç isyan ettin mi Allaha neden yarattın neden yaşatmıyorsun diye? sen hiç azraile meydan okudun mu? sen benim canımna alamazsın diye... sen hiç kendine küstün mü? ben kaybettim sen kazandım diye... bunları sen yaşamadın sen bilemezsin bunları ben yaşadım ben bilirim Allahsız... ben bilirim Kitapsız..
.
Geçecek bi tanem geçecek. Her şeyin geçtiği gibi. Kıyılarına vurup duran bir deniz var içinde. Durulacaksın." Ne
anlatmalıyım sana. Yüreğim acıyor. Ellerim sıyrık içinde... Yenildim.
Yine bilmem kaçıncı kez yenildim. Yeminlerim, asık yüzlü kararlarım,
asla olmazlarım....... hiç biri kar etmedi. O, gelişi hep bilinen ama
çaresiz teslim olunan kasırga gibi. Direnmeyeceğim. Bir idam mahkumu
gibi teslim olacağım.
Sen beni hiç sevmedin ki... Sevseydin,ayrılık yazmazdı bizim kitabımızda Hasretin zamansız pusuda beklemezdi, Öldürmek için beni nefesimi kesen vuruşlara, Sebep olmazdı soğuk,alaylı sözlerin... Sen beni hiç sevmedin ki..sevseydin, Gölgem ağlıyor omzunda,onu görürdün, Odandaki her köşede, Nefes alışlarım var,onu duyardın... Gözyaşlarıma kıyamazdın, Can çekişmelerime dayanamazdın... Cellat olup sevgimin, Boynunu vurmazdın acımadan, Sen beni hiç sevmedin ki... Sevseydin Herşeyi ama herşeyi benimle birlikte, Omuzlardın.... Tutardık mutluluğun saçlarından, Sürüklerdik olduğumuz yere... Sevda şerbetini içerdik, Umuda yolculuk yapardık, Sevgi dolu bulutlara binip... Şimdi şu an,silerdin gözyaşlarımı... Yanımda olurdun hiç düşünmeden... ikiz cocuklarimiza davetiye gönderirdik, nikah şahidimiz olurdu bütün şiirler... beni ayazda bırakmaz, gözlerine misafir eder, gamzelerinde uyuturdun.... ah,şu köşe başını döndüğümde görebilsem seni, ya da şu parkın sırılsıklam olmuş banklarında otururken bulsam.. bilirim sen de seversin yağmuru,aldırmazsın ıslanmağa. bu yüzden şaşırmazdım seni gördüğüme. bir köşe başı daha dönüyordum,yağmur bana eşlik ediyordu. şehrin sokaklarında değil, senin yokluğunda kayboluyordum. nereye gitsem diye düşünmüyordum çünkü sen olmadıktan sonra hiçbir yer farketmiyordu. öylece,amaçsızca dolaşıyordum. oysa her sokağa sevdamızı yazacaktım ben.. taşlara adını kazıyacaktım.. aşkımız tüm engellere karşı koyacaktı.. yıkılmıyacaktık..yıpransak ta antik çağdan kalan bir kale gibi hep ayakta duracaktık.. sen bu aşka hiç inanmadın ki...hiç kendini vermedinki.. sözünde hiç durmadın.. sen beni hiç sevmedinki.. uykusuz kaldiğim geceleri her sabah kalkisimda gözlerimin seni aradiğini nerden bilebilirsinki kalabalik sokaklarda yüzlerce binlerce insan arasinda seni aradiğimi bulamadiğimda enkaz altinda bir yıkım yaşadığımı nerden bileceksinki. sevseydin birakip gidermiydin ulu orta yalnızlığa mahkum edermiydin. yüreğimi önüne koymustum hayat terazisinde tartmalıydın herşeyi gözlerin
beni delip geçerken sesini dinlediğimde en güzel melodi olduğunu
bildiğin halde.. birakip gittin sen beni hiç sevmedin. sen beni hiç sevmedinki.. sevseydın ayrılık girmezdi aramiza.. islanmazdi yürek cebimiz gözyaslarimizla.. takilmazdik engellere durmazdik son duraklarda.. çökmezdi karanlik üzerimize küsmezdi günes bize. rüzgarlar ucurup götürmezdi hayallerimizi , satmazdik düslerimizi üc bes kurusa.. anlamsizliklar yüklemezdik sirtimiza,ağlamakli cümleler ucurmazdik kuş kanatlarında.. kadere yek atmaz düşeşle mars olmazdik. satirlara bosluklar birakmaz sonuna ! isaretini oturtmazdik .. ayak üstü lokanta olmazdik gelen gidene sevgi dilenmezdik sağdan soldan. köşe bucak kacmazdik gölgemizden ama sen beni hic sevmedinki .. ayrılık girdi aramiza..
Git Diyorsun Git
" Ellerinden sunulmuş ayrılık, Kendince bana verilmiş bir ödülse; Senin kollarında ölmek, Bana verebileceğin en güzel hediyedir.." Zamanı durdurup Git diyorsun , git... Neden, Neden gitmeliydim... Kelimelerin alev alev, Sanki yanardağları içirmişsin yüreğine. Gözlerin bir cellat gibi acımasız, Bakışların bir o kadar anlamsızdı. Nefesin kan kokuyordu, Sanki kör bıçakları giyinmişsin üzerine.. Heybeme yalnızlığı doldurup Git diyorsun, git... Nereye, Sensiz yüreğimi nereye gömmeliydim ? Aşka ödenmiş tövbelerin yarım yamalak, Ayrılık kelimelerin bir o kadar çıplak... Gözlerin, bir fırtına kadar hırçın, Sesin, bir o kadar kırgın... Git diyorsun, git.... Tek kelime bile etmeden, Yalnızlığa gömüyorsun beni. Ve sonra üzerime geceyi devirip Karanlığın içinde kayboluyorsun.. Ayrılığınla yüreğimi ezip Ardına bakmadan gidiyorsun... Git diyorsun, git... Sancılar giriyor hücrelerime. Çicek diye öptüğüm baharlardan, Günahkâr kurşunlar yağıyor Sipersiz yüreğime. Yığılıyorum olduğum yere. Kanıyorum içten ice.. Son kez hayata tutunmak için Bulutların eteklerini ararken Arsız yangınlar sarılıyor dizlerime.. Git diyorsun, git.. Oysa ben " sana" ölüyordum. Göğsümden boşalan kanlar Kırık kaldırım taşlarına sarılıyor. Ruhum kanatlanırken gökyüzüne, Yalnızlığın iki yüzlü toprağında Terkedilmiş yüreğim tek başına Uçurumlara yaslanıp kan ağlıyor....
ruhuma işleyen güzel kokunu bilmesin olurya güller kıskanır... canımdan bir can oluşunu duymasın olurya annem kıskanır sen oldukça benim yaşadıgımı duymasın olurya ruhum kıskanır... ugrunda bir ömür vadettiğimi duymasın olurya ecel kıskanır...
Hey Can !
Bir umudun hikayesi oldun sen bu bedende Heyyyy CANNNNN !!!!! unutmak o kadar kolay olmuyor umut olunca sevmesi ne kadar zor oldu ki unutması o kadar kolay mı bir ben yaptın yoktan bu bedende sevgiyle büyüyen varlıgınla nefes alan kalır mı sanıyorsun sen gidince bu bedende alır mı sanıyorsun sensiz bir nefes yeniden varolur mu sanıyorsun baska bir bedende ?
Yanılıyorsun be CAN ! Mümkün olsaydı coktan unuturdu seni Silerdi bu kalp seni coktannn yanmazdı yoklugunda sen diye yanarak varolmazdı bu aşk yoktan Taşımasaydı bir can yok olurdu aşkın seninle coktannn
Yanılıyorsun be CAN ! sen olmaz desende sensiz bu CAN dayanmaz yokluguna, ölmez bu sevgi sen öldürsende sevgini bitmez bu aşk sende cevapsız olsa da ölmez bu CAN sende nefes aldıkça.
Can dedim sana can yanlız CAN. Bir bende hayat bulan Yanlız seninle mutlu olan Bir tek sende heyecan duyan. Can dedim sana sadece CAN Sende anlam bulan. Can sen oldun artık bu bedende yaşayan. Heyyy CANNNN
Duymaz mısın beni CANNN Seslenirim sana uzaktan Hissetmez misin sana olan Sevgimi candan Bilmez misin ruh cıkmayınca Sende cıkmazsın bu candan. Heyyy CANNNN

"Bir acı kahvenin kırk yıl hatırı varsa, Senin kahve gözlerinin bin yıl hatırı var Vefasızım"
Yolumuz buraya kadarmış be kahve gözlüm Artık Tersine akan bir nehir gibi Yıkılmış bir şehir gibi Suya yazılmış bir şiir gibi Adımı unut Yalnızlığın boşluğunda Gecelerin loşluğunda Sensizliğin sonrasında Bil ki Beş para etmiyor umut Etmiyor be kahve gözlüm"

Ne yazilmali ki silinip gitmesin, ne söylenmeli ki unutulup bitmesin.
Sessizlikle
baslayan bir hikaye bu. Eger basladigi gibi bitecekse sonu,yasanan her
ne varsa sil, gitsin.Hayallerde gerçek gibi yasarken seni,umutlarda
bitti bir zaman, sevgiler de.
Seni
seviyorum çünkü ne zaman siir okusam, misralarindan sen
akiyorsun,gözlerimden yaslar süzülüp resmine damliyor, sessizlik
sarariyor içimde, susuyorum.
Tam buldum dedigin anda kaybetmek nedir bilir misin? Atilmisligi hissettigin oldu mu? Hayaliyle yasamayi ezberledin mi?
Delicesine sevdigin ama onun seni sevmedigini ögrendigin o ani hiç yasadin mi?
Onun eksik yanlarini bile sevebildin mi ? Terkedilise ilk defa görüyormus gibi baktin mi? Elvedasiz ayriliklar acitti mi içini? Göz kapaklarina inat, uyumadigin oldu mu gecelerce?
Sadece mum isiginin aydinlattigi odanda onu düsündügün oldu mu saatlerce?
Ellerin onsuz kaldiginda üsüdün mü? Duyuyorum susuyorsun, yine susuyorsun, tipki o zamanki gibi söylemiyorsun.
Seni seviyorum çünkü hergün biraz daha tükenirken hersey, benligim sesizceinliyor ben susuyorum.
Bir an elinden tutuyorum, biran sonra belkide tamamenelimden kayip gitmis oluyorsun, anlayamiyorum.
Yine sensiz kaliyor kollarim,yine islaniyor gözlerim. Yasamam için tek nedenimdin sen. Fakat binlerce sebep vardi seni sevmem için.
Seni seviyorum çünkü yasanacak bütün imkansizliklarda sen varsin.Biryerlerim aciyor durmaksizin.
Sessizligin çok sey söylese de bazensusmanda incitir beni. Bilirim, belkide en iyi ben bilirim ki, susmasini bilmek, bildigini söylemekten daha zor.
Bir uçurum gibi derinlesensessizlik, bizi birbirimizden ayirdi bile. Yenildik dostlugumuza, zamana,yalnizliga, yenildik iste!
Sinsice sardi sessizlik, böyle birdenbire, ansizin... ve ben hala unutmam gerektigini söyleyenlere inanmiyorum.
Hissettiklerimi söylemektense dost kalmayi, seni sensiz yasamaktansa susmayitercih ederim.
Senin beni sevme fikri bile beni mutlu edebilecek kadar güzel ve asil!
Seni seviyorum çünkü sen benim siyah beyaz dünyami renklendiren o çok azseyden birisin. Sensiz her andan korktum, korkuyorum.
Alip gitme ellerini,alip gitme gülüslerimi, götürme düslerimi. Sen benden gittingideli öylebiktim ki sensiz kendimden.
Seni seviyorum çünkü hala birseyler var vazgeçemedigim. Ben herkes için siiryazmazdim, bu hep tuhaf gelmisti.
Fakat simdi senin için siir yazmamak tuhaf geliyor.
Bu yillarca sürecek ve de hiç dinmeyecekmis gibi düsünürken görüyorum ki anlamini yitiren birseyler var aramizda.
Seni seviyorum çünkü tam herseyden vazgeçmistim ki, karanligimin perdesiniyirtti ellerin. Ama yine direndik sessizlige, hala konusulmadan kalan öyle çok sey varki! "Sustugun yerde birseyler kiriliyor"
Nasil söyleyecegini sende bilmiyorsun besbelli.. Susman gerekiyor diye susuyorsun belkide, dostlugumuz için..
Kalbim sendeyken her adimda, aklim sendeyken her dakika, unutmadim, unutamadim iste.!

SÖZLERİN BANA AĞIR
Bugün ne haldeyim bilemezsin Ha denince unutulmuyor yaşananlar. Ha deyince söküp atamıyorsun Bende böyle yaşamayı seviyor değilim Ama olmuyor işte Bitmiyor Ben sessizim Sen sessizsin Bizi tanıyanlar sessiz.
Galibe sen hariç herkes korkuyor bu sessizlikten. Şimdi hiç tanımadığım Hiç ihtiyacım olmayan acılar yaşıyorum tarifsiz. Beynimde sorular harmanı Ruhumda hak etmediğim acılar. Her gün bir soru soruyorum kendime NEDEN.. Bitti sandığım anda dikiliyor karşıma tanıdık sorular yeniden Sorularım sorularla boğuluyor ben gibi nefessiz Anlıycan hiç iyi değilim. Unutursun diyenlere büyüyor içimde hasretin Değmez diyenlere inat canım acıyor. Ne haldesin hiç bilmiyorsun gülüm Sana dönde diyemiyorum Sözlerin bana ağır Gözlerimde buğu bakışlarımda ötelerin solukları Hayal kırıklığı,sessizlik. Bitti dediğin gün benim bitişimdi oysa Sormaya cesaret edemediğim bir sürü nedenler Ölüm gibi feveran ediyor sevdan Ölüm gibi ıssız Yüreğin nasıl diyenlere tebessüm ediyorum Oysa içimde poyrazlar Acı kış haykırışları Boynu bükük sonbaharlar Kirpiklerimde sıcak çiğ taneleri Anlıycan yıkılıyor üstüme kış gibi sevdan Kırağı vurmuş toprak gibi hasretin Bugün ne haldeyim inan bilemezsin.
Yaşam Ne kadar acımasız değilmi..? Bazen anlatamayız yaşadığımız mutluluğu... Bazende kaybolan iki göz oluruz gözyaşlarında...
Gözlerimiz yaptığımız hatalara takılır, Yaşadığımız aşkların gözyaşıyla dolu sayfalarında... Yüreğimizde dudaklarımıza yansıyan hüzünlü bir burukluk, Dilimizde söyleyeme yüzümüzün olmadığı, keşkelerimiz olur bianda.
Bir bakarız ki onca zamandan sonra koca bir yanlızlık var etrafımızda. Yalan sevgilerin peşinden koşmaktan yorulmuş dizler, Her yediği tekmeden sonra ağrıyan bir kalp, Sahte bakışlara kandığına isyan eden, Ve geleceği görememiş iki göz...
Evet..! Artık sadece bunlar vardır elimizde...
Oysa ki tek istediğimiz sevgimizi hakeden bir kalp, Sabah kaltığımızda bakıp; iyi ki varsın diyeceğimiz bir yüz, Öldüğümüzde yüzümüzde dolaşacak sıcak bir el, Ve gözyaşları arasında yanağımıza konacak bir veda busesi DEĞİLMİ...?
Çokmu şey istedik acaba hayattan.? Hiçmi haketmedik sıcak bir sarılmayı.? Hep yanlış kişiler içinmi akmalıydı gözyaşları.? Herzaman ayrılıkla mı bitmeliydi yüreğimizde büyüttüğümüz sevdalar.?
Kimsenin Cevap veremediği bir kaç soruydu işte kalemimden dökülenler. Sanırım şuan çoğumuzun sızlayan bir vicdanı, Ve gözünün önüne gelen bir ayrılık zamanı var..
Herkesin öldürdüğü bir sevgisi var benim ki gibi, Herkesin bir günü var içini sızlatan, Kendi elleriyle yanlızlığa ittiği bir aşk var haince. Bu yüzden ağlamıyormu yüreğimiz sessizce... Bu yüzden korkmuyormuyuz yanlızlıktan, Gün karanlığa döndükçe...
Birgün..!
Belki...!
Bir yerde...!
Buz gibi soğuk bir gecede,senden kilometrelerce ötede,her hücremde hissederken seni; Geçmek bilmiyor saatler... Akrep yelkona ulaşamazken;ki yeterince uzun geceler,ben bu karanlıkta sensiz ama hayalinle,izlerinle...dopdoluyum seninle...
Aynı şehrin ışıkları almalı gözlerimizi oysa, Aynı gökyüzüne bakıp, Aynı kayan yıldıza çevirip yüzümüzü,birbirimizi dilemeliyiz oysa...
Senden
uzakta olmayı susuzluk bellemişken,dilim-damağım kupkuru.Kat kat giydim
üstüme ne bulduysam...İlla ki üşüyorum ellerin olmadan. Soğuk iliğime kadar işliyor. Sen yoksun ya buralarda,tüm rüzgarlar yüreğime esiyor!!!
"Oysa tırnağımın ucuna kadar buz tutmuş bedenim..."
Belki üşümemeli bu kadar,belki ısıtmalı bu güneş az biraz.. Bakmaya alışmış,güneş bellemişken gözlerini...yapamıyorum buralarda
O yüzden... Senden uzakta yaşadığım eksiklik yüzünden, Aynı havayı solumadan seninle,içime basan kasvet yüzünden, Ve sayamadığım daha bir çok neden,içimi acıtan onca yol varken Bekle beni... En güzel gülüşümle yüzümde,tüm ayazı bırakıp yollara..Sana Geleceğim... Ellerimde huzur...yüzümde sevinç...gözlerimde sen...
 
Adına aşk koyduğun o büyük boşluğa Ben koca bir hayat sığdırdım... Beni sevmemene isyan edip kaçmak, Sende aradıklarımı hayatla doldurmaya Çalışmak,
 Ruhumun en büyük yanılgısıydı... Hayat bana en acımasız yüzünü Sevgini inkar ettiğim zamanlarda gösterdi... Ve şimdi asıl olmam gereken yerde, Hayata başladığım yerde, Kalbindeyim... Vazgeçilmez oluşunun sırrı bu işte: Senin olmadığın yerde ne olduğunu biliyorum...
Sen sözcükleri ölümsüz kılansın... Sen umudun Sen aşkın Sen özlemin Sen hayatın adısın... Simdi icimde cogaltığım sesimle haykırıyorum, Herkes duysun diye ... Hic kimse sevdama senin kadar yakışmadi Ve sevdam Kimseyi senin kadar yaşatmadı...

Gerçekten inanıp sevseydin beni Böyle sabahları beklermiydim hiç Çoktan yanında olurdum çoktan Gece üç beş nöbetleriyle bitmezdim Sensiz kaldığım ilk günden beri İçimde bir umut vuslata dair Akşamları imzaladım gözyaşlarımla Seni aramıyor seni sormuyorsam Bu senden vazgeçtim demek değildir Bir daha böyle sevecek olsam Bir kalemde silerdim seni...

Yoksun... simdi yorgun yüregim... Bunca cabaya ragmen o mutluluk gülüsünü yüzünde göremedigim icin yorgun. Cesaretsizliginle,umursamazliginla, aska burun kivirmanla yorgun. Bu yüzden daha fazla kaldiramayacak seni. Daha fazla yasayamayacak bu umutsuz aski. Yüregim seni bu askin en zayif halkasi secti... Güle güle...

Ölsem, Ölüp gitsem mesela, Nasıl öldüğümü bilmeden, aniden.
 Sen gelirsin aklıma yine Hani ölmüşüm de Sevdiklerim, sevmediklerim, Üzgün, ağlamaklı herkes. İyiliğim, güzelliğim, bahtsızlığım, Pişmanlıklar, keşkeler, feryatlar Ürpertiler rüzgarla karışık, Sessiz dualarla örtülür ya toprak İçim burkulur, üzülürüm Ölüp gittiğime değil de Seni burda yapayalnız, bensiz Koyup gittiğime yanar, yanar içim Sen aklıma gelince Sessizce akar süzülür gözyaşım. Sevdiğim, yoldaşım, aşkım Burkulur yanar içim
 
 beni nereye koyuyorsun böyle? neresinde yaşıyorum yüreğinin? var mıyım senin için, gecelerinin masalsı düşü ben miyim yoksa kendin misin?... beni sığdırabiliyor musun içine? hangi yana baksam tünel; sonsuz uçurumlar gibi dipsiz ve kuyu hani içinin aynasıdır ya sevdiğin, benim aynamda karanlık aksetmekte... öyleyse anlarım ki ben de yokum sen de. beni nerede yaşatıyorsun söyle? cennetin miyim senin, amber kokulu bahçelerinde gezindiğin? yoksa kaybolduğun kör kuyun mu, dehliz yalnızlıklarını yitirdiğin? artık anlamsız geliyor tüm sorular yanıtlarını bir gün verecek olsan bile ben de bir şeyler buram buram, ben de çok şey ılık ılık, ben de sen acıtarak, kanayarak eksiliyor... ben seni bunca zamana ağırlayamazken ruhumda aitsizliğim çaresiz çoğalıyor... ve görüyorum aynada yüzü silinmiş suretimi sen bende herşeysin belki ama ben sende yitiyorum için için... beni nerelerde arıyorsun öyle? yüreğine sor bir de mutlaka cevabı gelecektir sessizliğinin...

Terkediyorum bu şehri Terkediyorum yanlızlığını bile Türkülerden içli Seni sevmenin tadıyken İçimde kıpır kıpır çoşkun
Terkediyorum bu şehri Sana olan yangınlığımı bile Şiir gözlerine son kez olsun bakamadan Doyamadan içimde dirilttiğim sevdama
Terkediyorum işte bu şehri ve usuldan bir yağmur yağıyor önce Otobüs camları buğulanıyor Yüreğim ha yağdı ha yağacak Ellerimle bir kalp çiziyorum Bir yana senin isminin Bir yana benim ismimin başharflerini Titreyen ellerle çiziyorum Gök gürlüyor ürperiyor terkeden duygularım Fırtına çıkıyor Ben son kez selamlarken bu şehri Şehir sanki yerinden sökülüyor Önde ben ardımda sel suları Alıp götürüyor beni kendimden ve senden uzaklara
Şoförün cızırtılı çalan radyosu bölüyor sessizliği Bir gecekonduyu sel bastığı haberleri çınlıyor kulaklarımda Merhametli bir el olup uzanamadan insanlığa Gidiyorum işte O gecekonduda sele kapılan benim Hasret benim,çaresizlik benim Kahrolan benim Çaresizliğimi derinleştiren Cızırtılı haberlerle geçiyor zaman Yağmura inat hızlanıyor şoför Terminale ulaşıyoruz Yağmur karanlığında bir akşam üstü Otobüsler kovalıyor birbirini Dönüp ardıma bir kez daha bakıyorum şehre Sana,sesine ve Yaşanmış onca güzel güne Terkediyorum Terkediyorum bu şehri Elveda...
Şimdi gitmek var aklımda
Bu şehri terketmek...
Sahip olduğumu sandığım
Ama hiçbir zaman benim olmayanları
Arkamda bırakmak...
Tüm anılarımı denize atmak...
Belki yeniden başlamak...
Yalan sevgilerden yoruldum artık.
Zaten daha fazla kandıramıyorum kendimi sevildiğime,
Yalnızlıktan kaçamıyorum daha fazla
Ne de hayal kırıklıklarından...
Şimdi kalmak anlamsız.
Biraz daha beklersem
Umutsuzluğun karanlığı hapsedicek beni.
Şimdi,
Ş imdi gitmem gerek...
Güneşin doğduğu bir yere.
En azından bakışlarımı kaçırmam gerekmeyen bir yere.
Hoşçakalın hayallerim
Ve ne olur beni unutmayın...
Bu şehirde durabilir miyim ben, Yeniden çıkıp sokaklara Avazım çıktığı kadar bağırabilir miyim. Şarkılar söyleyebilir miyim artık, Gözlerimde bu hüzün, kalbimde sızın varken Oysa ne hayaller kurumuştum senin üsütüne Şiirler yazmıştım adına Bu gün bizim yarında bizim olacaktı. Yıldızların altında elele yürüyecektik. Gece ay, gündüz güneş kıskanacaktı Olmadı işte Ben koştum ardından sense kaçtın Yetişemedim. Her yolu denedim her şeyi söyledim. Olmadı Sen, beni sevmeyi beceremedin Bense sensiz olmayı Hazanda kuruyan yapraklar gibiyim Ne yana savursa rüzgar o yana gidiyorum Bahara döner mi ömrüm Bu kışta yaza çıkar mı bilmem Ağlasam sızlar mı yüreğin Yalvarsam döner misin geri Sen... Sen bende hayallerin gerçek olmasıydın Sen umuttun sevgiydin Sen yaşama sebebim olabilirdin. Şimdi yoksun Ben var mıyım bilmiyorum. Sesini duysam seni görmek isterim Seni görsem elini tutmak isterim Elini tutsam sarılıp öpmek isterim Eğer öpebilsem ben kendimden geçerim. Aslında kırgın değilim sana Dargın değilim Olmayınca olmuyor aşkım. Oysa ben neler vermezdim senin uğruna Canım canına can olsa al senin olsun derdim. Seninle bir gün için ömrümü verirdim Olmadı Ben Anladım ki senin hayatında Benim istediğim yer yok bana Bırak beni nolur git artık bu şehirden Kendi sevdalarına Sen kendi dünyana ben kendi dünyama Güle güle aşkım güle güle

sen gözden kayboluncaya kadarmış bu şehrin güzelliği
kararlı bir ayrılığa gittin diye
nefret ediyorum bu gardan, bu otobüslerden...
bu hüzün sımsıcakken
aşka ilk kez yenilmişken
nasıl giderim sobası sönmüş evimize?
ben ışıkları sönük bir evin kapısını hiç açmadım ki!
‘‘ve insan ayrılırken de büyük olur...‘‘ diyecek kadar cesaretli olmadım hiç...
gözyaşlarımı içime akıtıp kabullenmeden önce yokluğunu direniyorum

sen geceyi geçerken başını cama yaslayıp
bir kar fırtınasını seyrediyorsun
beyaz bir hüzün üşütüyor seni
hırkana dolanıyorsun...
beni hatırlıyorsun, sevinçlerimizi
kavgalarımızı da...
gözündeki yaşına uymayan
bir gülüş sarıyor yüzünü
otobüs camındaki görüntünü görüp irkiliyorsun
bana bavulunu bile taşıtmadığın yolculuğuna
yeniden başlıyorsun...
dinlediğin radyo ayrılık şarkılarını kesip ‘‘kar yağışı ülkeyi felç etti‘‘ diye abartırken yalnızlığına bir bensizlik taşıyorsun...

sen beni düşünmeyi suç sayarken
ben içimde açtığın uçuruma düşmeden önce
seni biriktiriyorum...
tenimde parmak izlerin, kokun...
şimdi pusuya yatmış bir kederin
beni yalnız yakalamak için öfkelendiğini biliyorum
o yüzden kalabalıklaşıyorum
düşmeden dostlarıma tutunuyorum...
biliyorlar sensizliğimi sebebi belli bir yangında yanacağımın telaşındalar... en teselli veren cümleleri kuruyorlar
ve içlerinden biri unuttum diyor giden aşkını
(sarılırken yeni sevgilisinin beline eski sevgilisine sarılır gibi)
ama sen sıradan bir alışkanlık değildin ki!
biraz sonra herkes iki kişilik dünyalarına dönünce
ben nasıl taşırım beni ve omuzlarımdaki yitik sevdayı? nefesini yüzümde duymadan gelir mi uykular?
sabah olur mu? sen olur musun bir daha?...

işte herkes gitti...
yüzümde kalan son gülümseme de yalan oldu sonunda
korkuya benzer duygularla tanıdım aşkın ikinci yüzünü
ayrılığın şiirlerine hiç dokunmamıştım
her şey seninle başladığından
güzelliklerin bile adını koymamıştım
hiç bir yasa seni benden koparamayacakken
şimdi nasıl yaşarım sensiz?... ben ışıkları sönük bir evin kapısını hiç açmadım ki!... ‘‘ve senden ayrılmakta güzeldir...‘‘ diyecek kadar kahraman olmadım hiç...

 |
Senden benden ne farkeder
şeytana uyup aşkı yakmışız
Adımı söylemezdin bana seslenirken
Aşk derdin aşkım derdin her aşk dediğinde
Beni kendine daha çok aşık ederdin
Buluştuğumuz anları hatırlıyorum
Güller açardı gönlümde sen gelirken
3-5 saat bile ayrılsak yapraklarım dökülürdü sen giderken Fırtınalarda korunup saklandığım liman olduğumu
söylerdin ömrünün sonuna dek beni seveceğine
kalbini kalbime kelepçeleyip
anahtarını okyanusa attığını eklerdin
benim için kıyamet seni kaybettiğim gün demekti
ruhumda sakladığım en derin hazinemdin sonsuza kadar saklıyacağım
yokluğumda sen nasıl olursun diye hayal ettiğimde
seni mutlu çok mutlu görüyorum çünki hep öyle ol istedim
hatta belki yeni aşklar tanırsın tanı zaten
herşeyin en güzeli senin olmalı
aynı şeyi isteme benden yerine kimseyi koyamamki Bazı şarkılar vardı birlikte sevdiğimiz
senin bana benim sana söylediğimiz onlardan bir yada
bir benzerini duyarsan beni anımsar gülümsersin benmi?
ben hiç unutmıcamkı
okyanusa attığın anahtarı biri bulurda bizi bizden çözer diye
daha iyisini yaptım seni kalbime kazıdım
her atışında hatırlamak için
yaşıyor ama uzaktaysak birbirimizden seni hiç unutmadım
ölüm değilse bizi ayıran yazık olmuş hata yapmışız Kendine sahip çık
bensem kalan geride zaten sen hep görüceksin
ben kimseyi ama kimseyi
seni sevdiğim kadar sevmedimki
sen bana aşk dedin bizi kirletememki
Yazma diyorlar bana,
yazarken canın acıyor,
ağlıyorsun..
ve gelemiyorsun kendine uzun bir süre..
yazma diyor,beni tanıyanlar..
yazarsan kurtulamazsın bu aşktan...!
Yapamıyorum,
yazmamayı beceremiyorum...
oysa sussam bir süre..
dinlense kelimeler..
Ben sussam sen yazarsın belki..
İkimizin yerine konuşmaktan yoruldum artık...
Ben yazmazsam belki yeni anlamlar yüklenir alfabeye..
Bir harfini aldım oysa onun ben..
28 harf kaldı geriye..
Artık seni tanıyanlar,
bilemeyecekler hiç..
Adının başında hangi harfin olduğunu..
Kolay değil böyle sevilmek eminim..
Hiç seni sevdiğim kadar sevilmemiş olsamda..eminim işte..
Benim nefes almamı engelleyen bu aşk,
seni de yaşatmaz,bilirim..
Bulmacaların içindeyim,
ama ne olur çözme beni..
gidersen birgün dayanamaz kalbim..
bırak sırlarla kalayım..sen hep başucumda kal..
Bana hiç "gelmemiş"olsaydın..
korkmazdım elbet "bir gün gidecek"olman düşüncesinden..
Ama geldin bana,
Ne de iyi ettin...!
Susamıyorum..Ne zaman susmak gelse içimde..
Gözyaşlarımla yıkıyorum yüzümü..
Çok ağlıyorum...
Diyor ki bir şarkı;
-ben denizden bir damlayım,o yüzden tuzludur gözyaşlarım..
Denizden doğduğum doğru..
ama artık eminim,
Doğduğum yerde ölmeyeceğim...!
Ağlatmak istemezdim kimseyi..
ve sen hiç ağladın mı,bilmiyorum..
Hayatının neresindeyim
ve yokluğumun büyüklügü ne kadar yer tutarsa
bedelini ödemeye razıyım..
Bırak gideyim..
"Tutmuyorum zaten"diyebilirsin..
doğru..
ellerinle bağlamadın ellerimi..
Dillerinle söylemedin "gitmeleri"..
Kalbimden kalbine bağlanan o kalın ilmiği sen atmadın..
Habersiz değildin ama...Sadece uyarmadın..
Bazen oturup sana mektup yazmak geliyor içimden..
Sayfalarca..renk renk..
Saçlarımı boyadığım gibi boyamak istiyorum kelimeleri..
Oturuyorum..yazamıyorum..
Boya kalemleri elimde kalıyor..
Gidip masum çocuk yüzlerini boyuyorum..
Gülüyorlar..
Birilerini mutlu etmeyi becerebiliyorum..
Az da olsa..
Kötü olabilseydim..senin için,sana karşı..
Nefret edebilseydin benden..
Denemedim mi sanıyorsun,seni sevmemeyi..
benden nefret etmeyi sana öğretmeyi..
olmadı..
ne zaman bir adım atsam senden geriye..
yüzlerce kere koştum ileriye..
Ardıma döndüğümde sen hep aynı yerdeydin..
Uzaklığımız bundandır..
Neden boğaz köprüsü var burada biliyor musun...
ben mi uydurdum yoksa bu bir hikaye miydi,hatırlamıyorum..
Ama bir şehir aşık olunca diğer şehre..kuruvermişler araya köprüyü işte..
Şehirlerin dilleri yok,anlatamazlar sevdalarını..
Benim dilim var..
Ama şehir kadar saklayamam sevdamı..
Salıverirsem birgün içimden bu aşkı..
yıkılacak bu köprü..
Hiç bir seven kavuşmasın diye....!
Olmuyor..olmuyor..
Bir mektup yazsam diyorum sana..
İnsan kalbine mektup yazamıyor...!
Gizlice
********* seni
Kimse bilmesin,duymasın
Yüreğimde saklıyorum seni
Sen bile bilmiyorsun.
Yüreğim yansada alevler içinde
Ağlasamda seni her düşündüğümde
Kaybolsam bile kadehler içinde
Ben seni gizlice *********.
Açıklarda bir gemiye benziyorum
Binlerce balığın benden haberi yok
Denizlerin içinde kayboluyorum
Denizin bile benden haberi yok.
Gizlice ********* seni
Tarifi imkansız duygular içinde
Sen gözlerimin içinde,her baktığım yerde
Ben gizlice ********* seni.
Yolum hep çıkmazlarda
Hikayem yalan kitaplarda
Sürgün gibi diyarlarda
Hep gizli kalacaksın
yüreğimin köşesinde
Ve bir gün gelip ben ölürsem
Kendini bulacaksın benim kalbimde...
( ...Seviyorum...)
Bir yarayı kanıyorum,usulca
ucundan…Yüzümde iflah etmez rengi kırmızının.Bir sevdayı tanımlıyorum
ayartılmış sözcüklerin kıvamında.Koskoca bir eylülden özet olarak, çıka çıka
eylül dertleri çıkıyor.Bir aşka katılıyorum usulca,ucundan.
Bulutları bir yorgan gibi örtüp asi düşlerime,tırnak kemirip ışığın kıt sızdığı
dip odalarda,seni anımsıyorum.
Yüzümde iflah etmez rengi kırmızının.
Geniş zamanlar düşlemiştik,düşlerimzi yaşmak için.Ayrı sandallara binip ayrı
ülkelere doğru kürek çektik;ayrı ülkeler,ayrı ülküler için.Ne çok da
düşlemişşiz ki düşümüzden düş’tük.Yarım kaldık, yağmalandık,yandıkça düş’tük.
Al yanaklarımız,gül benizlerimiz yeşil ormanları,yeşil ırmakları,yeşil
çağlayanları andıran deli gözlerimiz erken vurdu tufan…Ve tûrab olmak ne acı…
Varlık ile yokluk arası bir yerdeyim,sanki arasatta kaldım.Tükenmişliğimir
bunca yazılanlar.Sesim tüknemeye yakın,duyan yok serzenişimi.
Yetiş ey yâr!Eriyen bedenimi,eriyip yok olmaya yüz tutan benliğmi varlığınla
canlandır,varlığınla neşvü-nema bulsun yokluğum….
Ben çevreledim kendimi çetrefilli örtülerle.Suçlu benim bilirim,ben kendim
kurdum darağacını,kendim çektim ipimi,kendim siyaha boyadım mavi renkli
düşerimi…Düş’tüm…
Öyle uzak geliyor ki yol boyu yürüdüğümüz kaldırım.Sıcağa inat serinliğinde
dinginleştiğim zamanlar.Ne çabuk terk etmiş beni de yanıp küllerimi bile
bulamaz olmuşum…
Bilir misin ey yâr her derdi üstüme alırım amma;bir tek sensizliği içim almıyor
Soruyorum
Daha kaç mevsim
Dayanır bu yürek sevmelere
Daha kaç ölüm getirir seni bana
Kaç zulme
Kaç acıya dayanır bu yürek
Daha kaç gitmelere
Sahte gülüşlere dayanır
Kaç sahte bakmalara inanır bu yürek
Soruyorum
Kaç acılara karşı,hasrete karşı
Bu yürek yıkılmaz,
Ayakta durur
Soruyorum
Dayanamıyorum artık
Daha fazlasına katlanmaz bu yürek
Dayanır mı sandın bu yürek,
Sevip sevip gitmelere
Hasrete vurgun yemeğe
Sevmeye gebe kalmaya
Soruyorum
Hangi mevsim,
Hangi hüznün ortasında
Hangi yıkılmazlığımın , perişanlığımın
Ortasında çıka geleceksin
Soruyorum
Bir kez daha söylüyorum
Dayanmaz artık bu yürek gitmelere
Dayanmaz artık bu yürek vurgun yemeğe
Ve kaldırmaz
Bu yürek sensizliği
Soruyorum
Nerdesin nerde
Seni Seviyorum
NEDEN Mİ? ...
Şafağın her söküşünde
Saçlarından hayata asılmamın tek nedeni sen varsın
Unutma! ...sana tutku halinde bağlanmam için
Milyonlarca sebebim var....
Şu çirkef dünyada tek parıltı sensin
Ünlü bir heykeltıraşın spatulasından çıkmış gibi
Fakat...sönük bir parıltı değil..
Güneşin tüm ışıklarını silik bırakan bir parıltı
Şu kuru ayazda içimi yakan bir volkan gibisin
Cayır cayır esiyorsun
Yüreğime işleyerek..
Sonrada çekip gidiyorsun
Ne zaman yaktığını ne zaman geldiğini fark etmeden...
Seni Seviyorum
NEDEN Mİ? ...
Saçlarını gözlerini....seni düşünmekten başka bir şey gelmiyor içimden..
İnan öyle tabi bir duygu ki...
Yüreğimin kuyularında
Sanki dünyaya gözümü açtığımdan buyana var..
Biliyorum bu duygu ortaya çıkmak için seni bekliyordu...
Olmadığın bir anı çektiğim nefesi önemseyemiyorum...
Sensiz...bu yalan çorak alemde olmaktansa
BİTİŞİMİN...soğukluğuna Asılmayı
ASLA! ...saçlarından hayata asılmamaktansa
Şu iğrenç çirkef dünyaya sırtımı dönmeyi Akıl bilirim...
Seni Seviyorum
NEDEN Mİ? ...
Kulağımda ne zaman bir aşk şarkısı işitsem
Melodilerde sen akıyorsun
Ne zaman nostalji bir aşk şiiri okusam
Damlayan mısraları hep ama hep..
Saçlarını gözlerini getiriyor bana..
Bilmelisin...her an yanımdasın
Seni hissetmem görmem için bir an düşünmem yeterli..
Zannedersem ilk defa bir kızın kokusu yüreğimde fırtınalar estiriyor..
Kendi kendime ferhatın aslıya aşkındaki gibi
O damı..bu tatlı ten kokusuyla avare olmuştu diyorum...
Seni Seviyorum
NEDEN Mİ? ...
Gözlerinde ki milyonlarca parıltı
Karanlığın zulm yanını darmadağın edip geçiyor
Seni süzerken, kendimi güneşi yukarılardan seyrediyor gibi
hissediyorum...
Ruhum sana ait
Hiçe sayıp kaldırıp bir kenara atabilirsin
Yüreğinin içine de alabilirsin
ALLAHIM! ...
Bebişimin yüreğinin en derin kuyusunda olmak istiyorum...
Seni Seviyorum
NEDEN Mİ? ....
Belli sen busun
Fakat sen beni
Ben olduğum...öyle yada böyle olduğum için seviyor musun...
Söyle bunu kim bilir
Saçlarını okşamayı
Saçlarımı okşamanı
Boynuma atılışlarını..buselerini
Tenini koklamayı
Sarılıp sarılıp kopmalarını
Seni seviyorum
Bir yıldız gibi gözlerimin önünden kayıp giderken
Sahte dünyada cennette gibiyim
Sadece bir vakit elimde tutuyorum o cenneti
Bilmem bir müddet sonra ne olacak
Kim bilir rezil edip kopup uçup gitmiş olacak
Seni SEVİYORUM
NEDEN Mİ? ...
Bir çok kız için ısmarlama şiirler yazmıştım
Bu bana hep ters gelmişti..
Fakat şu an
Senin için binlerce dize yazsam az geliyor...
İçimde hep bir ülkü var
Bilmem...kim bilir bu şiiri yanından hiç ayırmazsın
Yada beraberinde kan kırmızısı bir gül goncasını..
ALLAH tüm güzellikleri yaratırken
Eminim seni en nadidesi olarak yaratmış
Kır çiçeklerinden güzel
Gülden narin
Menekşeden şeker
Kardelenden daha güzel kokulu
Seni Seviyorum
NEDEN Mİ? ..
Eşsiz haline huriler gıpta ediyor
Sahte alemde ise
Beşeriler arasında..
Zannedersem...bir ben...yada bir iki şanslı..
Bu güzelliği algılayabiliyor..
Ömür bitene kadar
Mahvolana kadar
Yanında kollarında saçlarında asılı kalsam
Bunu hissediyorum bu bir işkence olur
En çok yüreğinde senle olamadığım için
Seni Seviyorum
Neden mi? ...
Hayal ma yal olsa dahi
Düşüncelerimde aklımda seviliyorum fikri bile
Senin gibi eşsiz bir varlık tarafından beğenilmek sevilmek
Bu budalayı ömrü boyunca mutlu edebilecek kadar,
Muhteşem, eşsiz, güzel ve bir o kadarda ASİL...
Tatlım bebişim seni anlatmaya bak mısralar bile yetmiyor..
Düşünüyorum şu yalnızlığımı gün ışığına atmadığım odamda
Acaba kaç insan seni sana dünyaya anlatmak için
Milyonlarca dizeler yazdı....
Seni Seviyorum
NEDEN Mİ? ...
Bir tebessüm ay ışığında, tek aydınlığım
Bana her şeyi ama her şeyi bir kenara attırıyor
Gülüşünde, gözlerinde, takılıp kalıyorum
Sadece izleyip tadını çıkartma duygusu alevlendiriyor..
Ah! ..bebeğim..seni seviyorum
Bak her şey yetersiz
Bu kadar nedenin ardına bile
Seni ne çok sevdiğimi
Ne çok saçlarında asılı kalmayı
Kollarında uyumayı
Sana dokunmayı...
Gözlerinde tutuklu kalmayı anlatamadım....
(07 Kasım 2000...Seni Seviyorum....milyarlarca nedenim var......saçlarının
tellerinde hayata asılmayı....neyse...)
Seni seviyorUm diye
Gelişine kadar rötar yapmış hayatımı
Seninle yaşamaya hazırlanırken
Sana uzanan yollarımı kapaman niye?
Biliyorum haykırışlarım boşuna
Şahin pençesinde asılı serçe gibi
Nafile tüm çırpınışlarım
Boşuna sesleniyorum duymayacağını bile, bile
Seni beklemem nafile Gözlerinde zifir siyah bir perde
Alkış tutuyorsun alabildiğine
Şamdandaki mum gibi eriyip bitişime
Sen kulaklarını değil
Yüreğini tıkamışsın sana seslenişime Oysa ben
Tüm yokluğuna inat varlığını yaşatırken içimde
Gül pembesi çizgilerle resmini işliyorum
Karanfil moru gecelere
Şiirleri seninle yüklüyorum kanatırcasına
Dizeleri ağlatıyorum.
Seni işliyorum hecelere Tüm yaşayamadıklarıma inat
Seni yaşamak istememdi ütopyalarım
Tek sana adanmışlığımdı ölümüne
Tek senin doldurduğundu rüyalarım
Şimdi
Bir tutam gücüm kaldı en sona sakladığım
Bilmiyorum
Ansızın çıkıp gelecekmisin aniden
Bir avuç toprak olmadan sonunda
Sen diye kucakladığım. Bir gün
Anlayabilme ihtimalin var ya sevdiğimi
Düşüp gelme umudun var ya yüreğinin peşine
Yüreğin bende emanet biliyorsun
Ve ben
Yüreğin yüreğimde
Yüreğin ellerimde
Çok yakında
Çekip gideceğim yok oluşun koynuna
Beni düşürdün ya bu hale
Günahı boynuna.
Sen hiç duydun
mu baska bir yüregi kendi gögsünde atar gibi…
Üzüldün mü, yanaklarindan süzüldü mü hiç bir baskasinin
gözyaslari…
Yabanci hiçkiriklar gelip dügümlendi mi gögsünde…
Düsündün mü geceleri… senin olmayan rüyalar gördün mü…
senin olmayan birini sevdin mi?
Gökyüzüne baktin mi , yildizlar düstü mü günes dogdu mu her
gecenin sonunda ?
Uyandin mi baska birinin sabahina?
Hiç sevdin mi sen,
Duydun mu baska bir yüregi kendi gögsünde atar gibi…
Gülümseyisini hissettin mi belli belirsiz
senin dudaklarindaymiscasina yakin… Sicak…
Hiç sevdin mi senin olmayan birini?
Senin olmayan bir sehirde, bir gecede, bir bedende yasadin mi hiç?
Sen hiç gerçekten
sevdin mi senin olmayan birini ….
Özür Dilerim
Aşkım
Özür
dilerim;Seni sevdiğim için,
Özür
dilerim ;Sana çıkarsızca aşık olduğum için,
Özür
dilerim;ellerini tuttuğum için ,gözlerine baktığım için
Özür
dilerim;Karşına zamansız çıktığım için,
Özür
dilerim; aşkımıza her gün ağladığım için,
Özür
dilerim ;Seni ağlattığım için,
Özür
dilerim ;Hergün telefona ararsın diye baktığım için,
Özür
dilerim ;Sevgimle korkularına korku kattığım için,
Özür
dilerim;Her gece seni hayal ettiğim için,
Özür
dilerim ;Seni yorduğum için,
Özür
dilerim;Seni kırdığım için,
Özür
dilerim ;Daha sayamadığım hatalarım için ,
Özür
dilerim ;Seni sevip acı çektiğim için kendimden özür dilerim.
Seninle
yaşamıştım aşkların en güzelini,ve seninle anlam bulmuştu seni seviyorum
kelimeleri.Çok mutlu ettin beni ,acımasız olan zaman değil ,acımasız olan
kader,kimine bizim gibi ah çekitirir kimine güler.....
Artık
gece gündüz telefonum çalacakmı diye bakmıyacağım...
Hoşça
kal gülüm .Dilerim hayatın boyunca mutlu olursun.
Şunu bilki
gülüm gönlüm senden başkasını sevmiyecek.
Özür
dilerim;ben sensiz yaşıyamıyorum.
Mahşerde
görüşürüz.
Son Busen
Geçiyor ömrüm hep seni beklemekle
Soldu günüm derdime dert eklemekle
Bittim bu aşk yolunda emeklemekle
Eridi gönlüm hep seni beklemekle
Dön gel ne olur artık dön gel bana sen
Dudaklarıma mühür oldu son busen
Vedandan sonraki halimi bir görsen
Kalbimdeki sancıyı bir bilebilsen
Dünyam yıkıldı sanki birden başıma
Hançer vurdu felek su kattı aşıma
Hiç mi hiç bakmadı akan gözyaşıma
Bir taş da sen ekledin mezar taşıma
Ümitlerim bir kuş olup uçup gitti
Yokluğun beni uçurumlara itti
Ağlamaktan gözlerimin feri gitti
Bilmiyorum ki aşkımız neden bitti
Gel artık canım sil gözümün yaşını
Eskisi gibi koy omzuma başını
Benimle yarim yine paylaş aşını
Verelim senle bu hayat savaşını.
Nazlıcan
Yaralı bir ceylanım
Boynu bükük goncayım
Aklım durdu şaşayım
Gel gör halim neyleyim
Gündüzümü çaldılar
Bir deli divaneyim
Gecelere kattılar
Şimdi bak ne haldeyim
Nazlıcan der ne fayda
Yüreğim onmaz yara
Derdim biri bin cefa
Gel gör halim neyleyim
Kime Sorarsan Sor
Nasıl sevmişim eğer bilmek istersen
kara çarşafla gezen gecelere sor
ümidim akarken bozuk para gibi
duam tutar diyen şu dilenciye sor.
Dörtnala girdabında her gün döndürsen
yağmurda sel selde kumlar kumlarda ben
içimde yağmaktasın görmesen de sen
ustura gibi keskin yağmurlara sor.
En güzel çağım seni anmakla geçti
gitgide beyazlandı saçların teli
bir yanım kor bir yanım eridi bitti
yatırlarda diktiğim tüm mumlara sor.
Kar yağar rüzgar eser güneş yakarmış
galaksideki duran yıldızlara sor
yerküreyi taşıyan hamal bilirmiş
bu yürek ağırlaştı yaşayana sor.
Seni SaNA yAzmak
Güneşin
başka iklimleri aydınlatmaya, başka gönülleri ısıtmaya gittiği şu
saatlerde, kâğıdı, kalemi elime alıp, seninle dertleşmek, yalnızca sana
yazmak ve yalnızca seni özlemek geçiyor içimden. Sana yazmak. Sana
Seni Yazmak.
Seni ve yüreğimde anlam bulan duyguları. sana ait yüreğimin
derinliklerinden kopup gelen artçı şokları anlatmak. ve toprağı
alnından öperken yağmur taneleri, tüm benliğimle sana yağmak istiyorum.
Bu gece dudaklarımdan dökülen her kelimede sen varsın ve yine sen
varsın, yarım kalan sevdamın eksik taraflarında. bomboş ve sessiz
kaldırıkmlarda yürürken seni haykırıyorum sensizliğin inadına. bu
sensizlik gecesinde sevdamın en ücrâ köşelerine seni yazıyorum.
Bu gece gene yağmur yağıyor. Yağmur yağıyor gönlümün sensizlikle yanan
her yerine. Yağsın, yağsın ki saklasın sensizliğimde döktüğüm
gözyaşlarımı. Ve yine saklasın sensiz geçen bomboş hayatı.
İşte seni haykırıyorum sensizliğe alışamamış sine-i püryanıma, işten seni yazıyorum.
Bu gece gene yağmur yağıyor. sen yoksun oysa biliyorum ve üşüyorum
sensiz kaldığım saatlerde. göz yaşlarımı efkârıma kattım bu gece.
sevdamı, umudumu ve seni kızgın bir sel gibi kalbime akıttım.
Bu gece yağmurla birlikte göz yaşlarım yağıyor ve ismini yazıyor
sensizliğin acısı ile kıvranan kaldırımlara. süzülen her damlada sen
vardın ve yine sen vardın gecenin en karanlık anında. O, doya doya
bakamadığım gözlerin, gözlerimin içine bir kez daha değseydi ve
tebessümünden bir gül açsaydı yanaklarında, yetmez miydi? Bir bakışın
bir ömre değmez miydi, ey!
İsmini kazıdığım kaldırımlara sanki sen yağıyorsun yağmurla birlikte ve
sevgin yağıyor yüreğime. yalnız ve bomboş odamda sen varsın hâlâ. Hâlâ
sensizliğim duruyor yanıbaşımda.
Bu gece gözyaşlarım yağıyor sensizliğimle birlikte kaldırımlara. Seni
arıyorum, erimekteyim. karanlık geceye inat ay bu akşam gökyüzünde.
Ve gökyüzü, yüreğimde..
»
Sonsuzluk koyuyorum adını sensiz günlerin, senli günlerle takas
ediyorum.Yokluğun diye bir şey yok bende, ben seni sonsuzluk kadar çok
ama çok seviyorum....
Bu yazı gerçek bir aşk hikayesini anlatmaktadır ve yazıların hepsi aşık delikanlının günlüğünden alınmıştır.10. sınıf
İngilizce dersinde yanımda bir kız oturuyordu onun için 'benim en iyi
arkadaşım' diyordum... ama ben onun ipek gibi saçlarına bakıp onun
benim olmasını istiyordum... Ama o bana benim ona baktığım gözle
bakmıyordu bunu biliyordum, dersten sonra kalktı ve geçen gün sınıfta
olmadığı için o günün notlarını istedi ona notları verirken bana
teşekkür etti ve yanağımdan öptü. Onu sadece arkadaş olarak
istemediğimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama
söyleyemiyordum nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum...
11. sınıf
Telefonum çaldı, arayan oydu ve ağlıyordu bana aşkın nasıl kalbini
kırdığını anlattı, beni evine çağırdı, yalnız kalmak istemediğini
söyledi, bende tabiki gittim, koltuğa, onun yanına oturdum, güzel
gözlerine bakmaya başladım ve onun benim olmasını diledim, 2 saat sonra
Drew Barrymore'un bir filmi başladı ve onu izledik filmi izledikten
sonra uyumaya karar verdi, bana her şey için teşekkür etti ve
yanağımdan öptü. Onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini
istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum nedenini bilmiyorum
ama çok utanıyordum...
Son sınıf
Mezuniyet balosundan bir gün önce yanıma geldi ve "çıktığım çocuk hasta
ve partiye gelemeyecek" dedi, benimde çıktığım biri yoktu ve 7. sınıfta
birbirimize söz vermiştik eğer çıktığımız biri olmazsa partilere
birlikte gidecektik, "en iyi arkadaş" olarak. Ve partiye birlikte
gittik, o akşam çok güzeldi, her şey yolunda gitti, partiden sonra onu
evine kapısının önüne kadar bıraktım, kapının önünde ona baktım o da
bana o güzel gözleriyle gülümseyerek baktı. Onun benim olmasını
istiyordum... Ama o bana benim ona baktığım gözle bakmıyordu bunu
biliyordum, bana "hayatımın en güzel zamanını geçirdiğini" söyledi ve
yanağımdan öptü. Onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini
istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum nedenini bilmiyorum
ama çok utanıyordum...
Günler, haftalar, aylar geçti ve mezuniyet günü geldi çattı...
Sürekli onu izledim onun mükemmel vücudunu seyrettim. Diplomasini almak
için sahneye çıkarken sanki havada süzülen bir melek gibiydi. Onun
benim olmasını istiyordum... Ama o bana benim ona baktığım gözle
bakmıyordu bunu biliyordum. Herkes evine gitmeden önce yanıma geldi ve
ağlayarak bana sarıldı sonra başını omzuma koydu ve "sen benim en iyi
arkadaşımsın, teşekkürler" deyip yanağımdan öptü. Onu sadece arkadaş
olarak istemediğimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama
söyleyemiyordum nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum...
Aradan yıllar geçti...
Bir kilisedeyim ve o kızın nikahını izliyorum... evet artık
evleniyordu, onun "evet, kabul ediyorum" demesini, yeni hayatına
girmesini izledim, başka bir adamla evli olarak. Onun benim olmasını
istiyordum... Ama o bana benim ona baktığım gözle bakmıyordu bunu
biliyordum. Yeni hayatına girmeden önce yanıma geldi ve "nikahıma
geldin teşekkürler" deyip yanağımdan öptü. Onu sadece arkadaş olarak
istemediğimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama
söyleyemiyordum nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum...
Yıllar çok çabuk geçti...
Şu an benim bir zamanlar en iyi arkadaşım olan kızın tabutuna
bakıyorum, eşyaları toplanırken lise yıllarında yazdığı günlüğü ortaya
çıktı... Hemen günlüğünü aldım ve günlükte okuduğum satırlar şöyleydi...

"Onun gözlerine bakarak onun benim olmasını diledim... Ama o bana benim
ona baktığım gözle bakmıyordu bunu biliyordum. Onu sadece arkadaş
olarak istemediğimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama
söyleyemiyordum nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum vee...
Keşke bana beni bir kez sevdiğini söyleseydi...
Günlerim ateşe gebe
Gecelerim sancılı
Varamadık sabaha
Ben bir yumak düğüm düğüm
Sen karmakarışık bir kördüğüm
Kendini çözmeden daha
Beni anlayamazsın...
|  | Dudaklarımda yaşayamadığım
Çocukluğumun, gençliğimin şiiri
Dört yanım hüsran
Dört yanım yalan
Dört yanım hüzün
Dört yanım isyan!
|  | Vazgeçtim bütün saltanatından,
Sevdalarından köhne dünyanın
Ne dostta vefa
Ne aşkta huzur
Her gün bir yıkım
Kalbimden vurur!
|  | Yıkılır kalırım bu sağır akşamlarda
Önümde dağ gibi bir yalnızlık
İçimde yıllanmış yorgunluklar
Unutulmuş eski bir adrese çıkar yollarım
Çayımın ilk yudumunda o
Sigaramın son nefesinde o
Anlarsa beni.. bir tek o anlar.
|  | Bağırdım
Dağlar, taşlar uyandı çığlıklarıma
Denizler yandı yangınlarıma
Gökte yıldızlar ağladı
Benim bu zavallı yalnızlığıma
Bir tek sizi uyandıramadım
Bir tek sizi! ...
|  | Alın sizin olsun bütün saltanatıyla dünya
Bütün sahteliğiyle hayat
Alın kucaklayın gönlünüzce
O bitmeyen ihtiraslarınızı
O dinmeyen bencil aşklarınızı!
|  | Beni unutamazsın bilirim, beni unutamazsın
Denizin durgunluğu, gözlerimi
Coşkunluğu, saçlarımı hatırlatır
Kulaklarını tırmalar sesim, hayatından silemezsin
Beni unutamazsın bilirim.
|  | Ve bir gün gelip, beni anlayacaksın.
Oysa; vakit çoktan geçmiş olacak
Ama sen yine de sözlerime aldırma.
Gözlerin zamansız ıslanmasın.
Çünkü, artık çocuk değilsin
Güneşin nereden doğduğunu bilirsin
Ve seni nasıl sevdiğimi bilirsin
Ama gitmek istiyorsan, yine de sen bilirsin.
|  | Ne zaman karşıdan bir gemi geçse
Kalbim durur, ölür gibi olurum.
Ayrılıp gidişin gelir aklıma
Mendiller sallanır ben kahrolurum
|  | Üstüme yıkılır bu koca şehir
Kalbim paramparça bir taş olurum
Ne zaman karşıdan bir gemi geçse
Gözümde kurumuş yaşlar bulurum |
 GüLe GüLe SevgiLi. . GüLe GüLe. . .
Askin
adi Yok artık Yuregimde Ne Senin Nede Askin... Cunku Artık Benim bir
yüreqimde Yok... Sen GitmeLerinLe Son vermeLerinLe ParcaLadin
Yuregimi...Hep Beni Yarı YoLda Bıraktın Kac Kere Kırdın KaLbimi Kac
kere Daha kıracaksın ? ....
Her BuLdugum Yerde Kaybettim Seni..
Unuttum Dedim Ama AnLadımki Unuttugum Sadece BenLiğimdi...Kendimdi...
Evet SevgiLi Seni Her Kaybedişimde Kendimide Kaybettim Ben... Her
Gidişinde Yüregimide aLdın Götürdün.... Senden Baska Kimseyi Görmeyen
Bu GözLer Senin BüyüLeyici Işığına Kandı... Tıpkı MeLek YüzLü ŞeytanLar
Gibiydin Sende... ALdatıLan Yuregime bir defada Sen vurdun...
ALdatıLdım .... KandırıLdm... Ama Sevmekten Vazgecmedim.. YüregimLe
Sevdim KaLbimLe Sevdim... AsLa Vazgecmedim...
Sen Beni
Haketmiyorsun.... Sen Hic Kimseyi Haketmiyorsun... Ve Sen SeviLmeyide
Sevmeyide Haketmiyorsun... Sen zaten Sevmeyi BiLmiyorsun... Sen Sadece
aşki Harcıyorsun YaLan SözLerinLe.... Peki Bana söyLedikLerin...
VerDigin SözLer ? Ettigin YeminLer Ne oLdu... Hepsi Bir anda Yok oLdu
ÖyLe DeğiL mi ? Bunu Yapan Benim Sevdigim oLamaz....
Sen Benim
Sevdigim oLamazsin.. Konuş Ne oLur Susma... Kimsin Sen.. ? SöyLesene
SevgiLinin Yerini aLan şeytan SöyLe ! Sen Benim SevgiLim... Sen Ustume
Titreyen SevgiLim DeğiLsin ! Gidiyorum Diyorsun.... Beni Bırakıp bir
Kez Daha Gidiyorsun..... SöyLe SevgiLi Bu Kacinci ?
Ben Artık
Sayamıyorum .... Gitme Demek GeLiyor Icimden Ama Diyemiyorum... Sensiz
Yapamam Diyemiyorum.... Sensiz oLamam Diyemiyorum.... Konuşamıyorum...
Ben SöyLeyemiyorum SevqiLi Sen BiL... GiderSen KaLbimide Götürürsün
Yanında BiLiyorum... KaLbi oLmadan Yaşayamaz Insan... Ben KaLbim
oLmadan NasiL Yaşarim ?
Gitme Diyemiyorum Sana SevqiLi Bu Yüzden Git Diyorum...Git Derken \"me\" yi ekLeyecek mecaLim Yok anLasana. . . Hem
Zaten Gitme Dememi isteyen birinide Göremiyorum Karşımda... Sen Coktan
Hazirsin SevgiLi Sen Coktan Gitmişsin.. Ruhun KaLbin bir başkasinin
Artık.... Keşke Gittiginde Bedeninide Götürseydin.... Kendine BöyLe
bagLamadan Önce Gitseydin....
Beni AgLatmak Hosuna Gidiyor
DeğiLmi ? Bu kez AgLamıyacağım.... GözyaşLarimi icime Akıtarak Sessizce
BekLiyeceğim Dönmeni DeğiL Gitmeni... Çünkü Ben Sensiz Daha mutLuyum...
Sen beni Uzmekten Baska Bir işe Yaramiyorsun...
Hadi Git Artık SevgiLi... Git Artık YaLancı SevgiLi ... Git Artık aşktan anLamayan SevgiLi... Hadi Git Artık!!
Cıkma
Bir Daha Kar$ima Ne oLur ! Söz Ver... Ama bu Daha once Verdigin SözLer
Gibi oLmasin..!! YaLan oLmasin Ne oLur... Bir Daha Cıkma Karşima! ! !
GüLe güLe SevgiLi. .GüLe GüLe.
|
|
|
|